404 Error - page not found
We're sorry, but the page you are looking for doesn't exist.
You can go to the Anasayfa

OUR LATEST POSTS

Genellikle güneş kendisini gösterdiğinde yazın fazla kilolarımla ne yapacağım şeklindeki tedirginlikler baş gösterir.Ve bu panik bahar ayında kendisini göstermeye başladığı için yaz ayına formda girme konusunda pekte başarılı olamayız. Bu yüzden şimdiden pilatesle forma girip yazı istediğimiz kiloda karşılıyoruz.

İlk olarak plates topuyla dengeyi sağlama egzersizleriyle başlıyoruz.

Bu uygulama ile ‘C’ harfi gibi şekil alarak hem plates topu üzerinde denge kurmasını hemde karın bölgesini çalıştırarak ısındırma hareketi ile sonra ki aşamalarımız için hazırlık yapıyoruz. Sırtınızı “C” şeklini alacak biçimde başınızı öne eğerek göbeğinize doğru bakın ve kalçanızı öne doğru kaydırın.

Not: Platesin temeli olan bu hareket sayesinde kalçalarınızla dengeyi sağlamayı öğrenecek ve omurganızın doğru yönü bulmasını sağlaycaksınız.
Vücudun üst ve alt kısmını aynı anda çalıştıran bu hareket ile kalçanızı ve butlarınızı sıkılaştırıp onlara söz dinletmeyi öğreteceksiniz. Hareketle birlikte omurganız da doğru vücut duruşunu elde etmek için çalışacak.

İkinci egzersizimiz plates topuyla doğru duruş pozisyonu

Bu egzersizde amaç plates topu üzerinde dengede durarak, bel yan bölgelerini çalıştırmaktır.
1. Pilates topunun üzerine sırtınız dik biçimde olacak şekilde oturun.Bacaklarınız omuz genişliğinde açık olsun.

2. Belden aşağınızı sabitleyip hiç oynatmadan nefes vererek sağa dönün ve ilk pozisyonunuza gelin.Daha sonra nefes vererek sola dönün ve tekrar ilk pozisyonunuza gelin.

Gösterilen tüm hareketleri ilk kez yapıyorsanız, 8 er kez tekrar edin, vücudunuz alıştıkça sayıyı artırabilirsiniz, ideal olarak 15 kez tekrar tavsiye olunur.
Not: Kendinizi ilk günden aşırı zorlamayın.. kas kasılmalarına kramplara neden olabilir.

Bir diğer egzersizimiz plates topuyla yanlara esneme

Yan bölgelerimizi plates topu yardımıyla çalıştırıyoruz.

1. Sırtınız düz olacak şekilde dik durun, omuzlarınızı gevşetin.

2. Resimdeki gibi topla beraber yana doğru eğilirken nefes verin.

3. Hareketi diğer yana doğru da yapın.

Gelecek günlerde plates egzersizlerinin diğer şekilleriyle devam edeceğiz…

10 yaş genç görünüyorsun cümlesi kulağa ne kadarda hoş geliyor.Ancak bazı yanlışlar cildimizi bozup bizi olduğumuzdan daha büyük gösterebilir. Bunun için ilk olarak elimize gelen her cilt ürününü denemeden, cilt yapımızı tam bilmeden kullanmamamız gerekiyor.Çünkü test etmeden aldığımız bir ürün cildimizde reaksiyona sebep olabilir ve sonucunda istenmeyen sonuçlarla karşılaşabiliriz.

Sabah yaptığımız makyajı öğlen tazeleyip üstüne akşam bir kez daha makyaj yaptığımızda cilt deforme olur.Eğer bu makyaj birde silinmezse gözenekler kapanır ve cildiniz daha çabuk yaşlanır.Gece yatmadan önce makyajınızı mutlaka temizlemelisiniz.Gözeneklerin tıkanması aynı zamanda sivilce ve siyah nokta oluşumuna da kolaylık sağlar. Cildinizi temizledikten sonra mutlaka nemlendirici sürmelisiniz böylece cildinizin nemlenmesini sağlarsınız.

Sivilceleri patlatmak uzun süre kalıcı olabilecek izlere yol açar. Sivilcenizi sıktığınızda bir kısmı dışarı çıkar ama büyük kısmı içeride cildin altında kalır. Ve daha sonra yayılıp çoğalmasındada neden olur.

Uyku düzensizliği de tüm dengenizi etkiler. Geç yatmanız uykusuz kalmanız hem vücüt dengenizi hemde cildinizi olumsuz etkiler. Uyku düzensizliği cildin yıpranmış görünmesine neden olur. Uyku düzeninize mutlaka dikkat etmelisiniz.Uzmanları günün yorgunluğun ve bitkinliğin cildinize kırışıklık ve sarkmalar gibi hasar verebileceğini ve bu hasarı düzeltmek için en az 6 -8 saat uyumanız gerektiğini söylüyor.

Günde 2 litrelik bir su tüketimi uzmanlar tarafından cildin sağlığını ve güzelliğini koruması için öneriliyor. Sağlıksız olarak görünen ciltlerin pek çoğunun esas sorunu muhafaza etmeleri gereken nemi kaybetmeleri ve bu nedenle kuruluk sorunlarıyla karşılaşmalarıdır.

Göz kalemiyle gözdeki şekil bozukluklarını giderebileceğiniz gibi, küçük gözlerin daha belirgin ve büyük görünmesini de sağlayabilirsiniz. Makyajın, önemli bir unsuru olan göz kalemini kullanmakta ki amaç, kirpiklere derinlik kazandırarak, gözleri vurgulamaktır.

Kirpik diplerine çizilen ilk çizgi mümkün olduğu kadar ince olmalıdır. Bu, oluşan herhangi bir dalgalanma ya da yanlışta, iz bırakmadan silebilmek için oldukça önemlidir. Düzgünlüğünden emin olduğunuzda ise dilerseniz bu çizginin üzerine bir kat daha göz kalemi çekerek çizgiyi belirginleştirebilirsiniz. Burada özellikle, çizgiyi gözün iç kısmından dışına doğru ve kirpiğe olabildiğince yakın olarak çekmek çok önemlidir.

Kozmetik sektörünün gelişmesiyle birlikte, makyaj ürünlerinde renk sınırı tamamen ortadan kalktı. Mavi, gri, yeşil, pembe, beyaz hatta sarı… Göz rengine, ten rengine ya da giyilen kıyafetin rengine uygun bir göz kalemi bulmak mümkündür. Bu anlamda renkler vurgulamak istediğiniz noktalarla sınırlı. Açık mavi ve beyaz ile daha iri gözlere sahip olabilirken, yeşil ile daha çekici bakışlara kavuşabilirsiniz.
Siyah göz kalemi, özellikle siyah saçlı, esmer bayanlar için idealdir. Kumral ve açık tenliler ise daha az belirgin olmasını isterlerse, siyahtan farklı olarak kahverengi ya da gri tonlarını kullanabilirler.
Siyah kalem uyguladıktan sonra, daha yumuşak bir etki için çizgiyi parmağınızla veya bir pamuklu çubuk yardımıyla dağıtabilirsiniz. Bu, daha buğulu ve çekici gözler elde etmenize yardımcı olacaktır.

Çizgi ile kirpik arasında kesinlikle boşluk olmamalıdır. Ayrıca, bu çizgi göz kuyruğunda sona ermeli, dışa doğru uzamamalıdır. Kalem asla gözün köşesine doğru uzatılmamalı ve göz makyajını gölgede bırakacak kadar belirgin olmamalıdır.

Eğer gözler küçük ya da birbirine yakınsa; göz kalemi asla kalın çizgi şeklinde uygulanmamalıdır. Göz kalemi yerine, göz farı kalem gibi kullanılacaksa, doğru fırça seçilerek, abartıdan kaçınılmalıdır.

Genellikle 40 yaş üstünde görülen ‘menopoz’, sıcak basmalarından kemik erimesine kadar kadınlara çeşitli sorunlar yaşatan bir dönem. Bu dönemde vücutta neler oluyor, bu dönemi daha rahat atlatmak mümkün mü? Operatör Doktor Mustafa Baran CELTEMEN anlatıyor.

“Bir kadının adet görmediği süre üst üste on iki ay olmuşsa menopoza girmiş olarak kabul edilir. Geciken, düzeni bozulan adetler nedeniyle doktora başvurulduğunda yumurtalıkların durumu ile ilgili yapılan testler, kadının ne kadar süre ile adet görmeye devam edeceği hakkında bilgi verebilir” diyen Op. Dr. Mustafa Baran CELTEMEN mutlu menopoz dönemi hakkında şu bilgileri veriyor:

“Beyinden salgılanan bazı hormonlar ve yumurtalığın buna cevabı test edilerek menopoz süreci hakkında bilgi edinilebilir. Ayrıca tiroid bezi hastalıkları ve hipofizer hastalıklar menopoza benzer şikayetlere yol açtığı için, kanda bu hormon seviyeleri de araştırılmalıdır.

Menopozun uzun dönem etkileri nelerdir?

Hormonların eksikliğinde yaşanan sıkıntıların ötesinde, vücutta gözle görünmeyen, sinsi değişimler de olur. Özellikle kemik dokunuz ve kalp, damar sistemi bu süreçten olumsuz etkilenir. Bunun dışında psikolojik problemler, sıcak basmaları gibi subjektif bulgular da menopoza eşlik edebilir.

Osteoporoz: Kemik erimesi ve sonucunda ortaya çıkan kırık riskinde artış menopoz sonrası kadında en önemli sağlık problemidir. Özellikle omurga, kalça ve bilek kırıklarında artış görülür. Omurga kırıkları ciddi bel ve sırt ağrılarına yol açarken, kalça kırıkları menopoz sonrası dönemde önemli sorunları beraberinde getirir.

Kalp ve damar sistemi: Menopoz sonrasında bu hastalıklar için kadınla erkek arasında kadına ait olumlu taraf ortadan kalkmaktadır. Sigara ve Alkol kullanımı, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon, kalp-damar hastalığı riskinde artışa yol açar.

Özellikle 40 yaşından önce menopoza girilmişse kalp damar hastalığından dolayı ölüm riski her yıl için yüzde 5 oranında artar. Benzer şekilde her iki yumurtalığı da 45 yaşından önce cerrahi olarak çıkartılan kadınlarda ölüm riski ameliyat olmayanlara göre yaklaşık 1,7 kat artar. Erken menopoz nedeni ne olursa olsun kalp hastalığı açısından dikkatli olunmalıdır.

Kanser: Menopoz ile birlikte kanser riskinde belirgin bir artış yoktur. Bazı kanserlerin ilerleyen yaşlarda ortaya çıkmasından ya da menopoz süresince kullanılan ilaçların etkilediği organlarda belirginleşmesinden dolayı göreceli artış olabilir. Yıllık kontrollerin amacı bu kanserlerin erken tanınmasını sağlar.

Kilo problemi: Menopozda günlük kalori ihtiyacınız 200–400 kalori düşer. Yani bu daha az yemek yemeniz ve daha çok spor yapmanız anlamına gelir.

Sağlıklı menopoz dönemi için 9 ipucu

1- Herhangi bir ilaçla tedaviye başlanmadan önce yaşam stili ve alışkanlıkların doktorla birlikte gözden geçirilmesi gerekir.

2- Sigarayı bırakarak kalp damar hastalığı, kanser, inme ve birçok hastalık riskinin büyük ölçüde azalacağı unutulmamalıdır.

3- Düzenli egzersiz yapmak efor kapasitesini geliştireceği gibi sıcak basmaları üzerinde de olumlu etkiye yol açacak, kemik erimesini azaltacaktır.

4- Yağlı ve şekerli yiyeceklerin tüketimini azaltmalı, meyve-sebze ağırlıklı dengeli bir beslenme programı uygulamalısınız.

5- Menopoz tedavisinin meme kanseri üzerindeki olumsuz etkileri tıp dünyasında en çok tartışılan konulardandır. Tedavi seçenekleri değerlendirilirken bireysel risk faktörleri çok dikkatli değerlendirilmeli ve ön araştırmalar tam yapılmalıdır.

6- Alkol kullanımı, şişmanlık ve hareketsiz yaşam kadın sağlığını daha olumsuz etkiler.

7- Menopoz sonrasında günlük kalsiyum ihtiyacınızın arttığını göz önüne alarak Diyetle eksik kalan kalsiyum ve D vitamini için doktorunuzun önerisi ile takviye almanız gerekebilir. Düzenli egzersiz ve günlük 1500–1700 mg kalsiyum alımı menopoz sonrasındaki süreçte kemik yoğunluğunu artırır.

8- Sıcak basmaları, baharatlı yiyecekler, ortam sıcaklığı, sıcak içecekler ile tetiklenebilir.

9- Menopoz sonrası yıllık kontroller, yıllık mamografi, jinekolojik muayene ve tetkiklerinin doktora danışılarak planlanması gerekir.

Menopoz döneminde hormon tedavisi gerekli mi?

· Dünyaca ünlü bilimsel çalışmanın raporunda en çarpıcı başlık ‘Hormon tedavisi meme kanserine yol açıyor’ başlığıydı ve haber üzerine birçok kadın hormon tedavisini bıraktı. Unutulmaması gereken bu bahsedilen risk oranı sanılandan çok daha azdır.

· Kalp hastalıkları açısından hormon tedavileri maalesef riski azaltmaz.

· Doğal menopozda östrojen-progesteron tedavisi ciddi ateş basması gece terlemesi şikâyeti olan kadınlarda çok etkili sonuçlar verir. Cerrahi menopozdaki kadınlarda (rahimin çıkartıldığı) tek başına östrojen tedavisi yeter.

Tek başına östrojen tedavisinde meme kanseri riski azalır, kalp ve damar hastalığı riski değişmez. Halen tüm menopozdaki kadınlarda ateş basması, gece terlemesi gibi yakınmaların en etkili tedavisi hormon (östrojen) tedavisidir. Tedavi doktorunuz tarafından size uygun, en düşük dozda ve kısa süreli olarak planlanmalıdır.

· Her yıl rutin jinekolojik kontrolleriniz yapılmalıdır. Hormon tedavileri dışında da alternatif tedaviler vardır. Mesela antidepresanlar bu süreci atlatmakta faydalı olabilir. Vajenin menopoz öncesi mevcut elastikiyetinin korunması ve menopoz sonrası artan vajinal, üriner enfeksiyonların ve idrar kaçırma şikayetinin engellenmesi için uygulanabilen lokal hormonlar vardır. Bunların vajinal tablet, krem ve fitil formları bulunur.

· Menopoz sonrası ilk yıllarda belirgin kemik kaybı olur. Bu dönemde sigara ve alkol tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz, doymuş yağlardan fakir diyet ve doktorunuzun önereceği bir kalsiyum desteği ile kemik kütlenizi koruyabilirsiniz. Kemik koruyucu çok çeşitli ilaçlar osteoporozun ciddiyetine göre önerilebilir.

Multidisipliner hareketle sizleri kontrol eden bir Menopoz Polikliniğinden destek almanız, bu yeni dönemi çok daha keyifli bir şekilde yaşamınızı sağlayacaktır.

Erkek çocuklarda cinsel organlarının ucunda olması gereken dış idrar deliğinin, pipinin alt taraflarında bir yere açılması şeklindeki anormallik olan “Hipospadyas”, yanlış tedavi edilirse, ileride çocuk sahibi olmayı engelliyor.

Çocuk cerrahisi uzmanı Dr. Cem Kara “Böyle çocuklar adeta yarım sünnet olmuş gibi doğarlar, dikkatle bakıldığında idrarlarını bacaklarına doğru ve pipilerinin altından yaptıkları farkedilir. En uçta deliğe benzer bir görünüm olsa bile burası kördür ve idrar buradan gelmez. Oldukça sık rastlanan bir doğumsal anormallikte en büyük hata, bu çocukların ameliyat öncesinde sünnet ettirilmesidir. Bu çocukların ameliyatlarında yarım sünnet derisi çok işe yarar. Ameliyatın bitiminde zaten sünnet de olmuş olurlar. Biz bu çocuklara cerrahi olarak müdahale ettiğimizde hiç sünnet olmamış olmasını tercih ederiz. Pipi çevresindeki deri ameliyatta çok işimize yarar. Anne babalar, 6 ay – 1.5 yaş arasında çocuklarının tedavisini yaptırırlarsa, fiziksel ve psikolojik iz bırakmadan hızlı bir iyileşme sağlayabiliriz.

Genetik yatkınlık… 
Hipospadyaslı babaların çocuklarında görülme riski fazla olan peygamber sünnetinde ilk dikkati çeken şey alta, torbalara doğru pipinin eğri olması olabilir. Bu durum özellikçe idrar yaparken daha da fark edilir olur diyen Dr. Cem Kara anne babaların çocukların nasıl idrar yaptığına dikkat etmesi gerektiğinin altını çizdi: “Hipospadyaslı çocuklar için halk arasında peygamber sünnetli ya da yarım sünnetli gibi deyimler kullanılır. Böyle çocuklarda sünnet derisi çoğunlukla sadece pipinin sırt tarafında ve adeta bir horoz ibiği gibi görülür. Pipinin alt yüzünde sünnet derisi olmaz. Alt yüzde olan ise, normalde en uçta olması gereken dış idrar deliğidir. Bazen bu delik olması gerekenden çok daha dar olur. O zaman bu çocuklar hem makara ipliği gibi ince işerler, hem de çişlerinin bitmesi uzun zaman alır. Hipospadyaslı büyük çocuklarda canlarını çok sıkan bir durum da çişlerini aşağı ve ayaklarına doğru yapmalarıdır. Bazen de idrarın uçtan fışkırmadığı farkedilir. Bu delik çoğu zaman pipinin alt yüzünde ve uca yakın olsa da bazı hastalarda pipinin de gerisinde, torbaların arasında veya makatın önünde bile olabilir. Hatalı delik pipinin baş kısmına ne kadar uzaksa anormallik de o kadar ağır demektir. Bazı anne ve babalar ise en önce eğriliği farkederler.”

Çocuk sahibi olabilirler mi?          
Hipospadyaslı çocuklar için ne çok sorulan soru çocuk sahibi olup olamayacaklarıdır diyen Dr. Cem Kara “Yanlış tedaviler uygulanmazsa rahatlıkla olabilirler. Özellikle eğriliğin tam düzeltilmesi hem çocuk sahibi olma yönünden, hem de cinsel münasebette sorun olmaması yönünden çok önemlidir. Zamanımızda modern cerrahi prensipler kullanılarak, uygun yöntemler de seçilerek bu hastalar tam şifaya kavuşturulabilmektedir. Zamanından geç tedaviye başlanan ve ehil eller müdahele etmediği için defalarca ameliyat edilmesine rağmen bir türlü tam düzelmeyen çocuklarda bütün hayatlarını etkileyen fiziksel sorunların yanı sıra ciddi ruhi sorunlar da ortaya çıkabilir.”

İdeal tedavi 6 ay – 1,5 yaş arası…          
İdeal  olarak ameliyatın 6 aylık ile 1,5 yaş arasında yapılabileceğine dikkat çeken Dr. Kara, “Bu yaştaki çocuklarda hem ameliyatın kendisi, hem ameliyat sonrası bakım büyüklere oranla çok daha kolaydır. Özellikle 6. ayını doldurmuş ve henüz emeklemeye ya da yürümeye başlamamış çocuklarda aileler açısından bakım kolaylığı çok belirgindir. Ayrıca bu yaşlarda ameliyat edilerek şifaya kavuşmuş olan hastalar ileride başlarından böyle bir olay geçtiğini de hatırlamazlar. Bu da önemli bir avantajdır. Bu yaşları kaçırmış olan çocuklarda ise daha fazla bekletmeden bir an önce ameliyat yapılmalıdır. Üst yaş sınırı yoktur.” şeklinde konuştu.

Hipospadyas ameliyatının hedefleri:
-Eğriliği tamamen düzeltilmiş, özellikle sertleşme olduğunda düz bir penis,
-Pipinin tam ucundan karşıya doğru fışkırtarak işeyebilme,
-Ağır anormallik olanlarda pipinin torbaya gömülü görünümünü ortadan kaldırma,
-Dış görünüm olarak sünnetli bir çocuk görünümünü elde etme,
-Böyle bir anormalliğin olduğunun farkına varmadan küçük yaşta tedavi etme.

Dudak ya da yanak mukozasından penis derisi…                  
Hipospadyaslı hastaların %9 kadarında inmemiş testis ve yine aynı oranda kasık fıtığı birlikte olur diyen Dr. Cem Kara, “Aynı seansta veya ayrı bir ameliyatta bunların da düzeltilmesi gerekir. Ağır hipospadyaslı hastalarda böbrek ve idrar yollarına ait doğumsal anormalliklere normal çocuklara oranla daha fazla rastlanır ve bu nedenle ameliyat öncesi ultrason taraması yapılır. İnmemiş testisle birlikte olan ağır hipospadyaslı hastalarda kromozom analizi ile cinsiyet araştırması yapılmalıdır.” Ameliyat, ehil müesseselerde hayati risk taşımasa da son derece hassas ve ince bir iş olduğunun altını çizen Dr. Kara  “Büyüteçli gözlüklerle, özel iplikler kullanılarak bu işte uzmanlaşmış çocuk cerrahları tarafından yapılması gereken bir ameliyattır. En önemli ölçü, bu ameliyatı yapacak cerrahın sadece çocukları ameliyat eden ve bu işte deneyimli bir hekim olmasıdır. Özellikle daha önce başarısız ameliyatlar geçirmiş olan çocukların ameliyatları dokular hırpalanmış olduğu için çok daha zordur. Temel hedef tüm hastalarda kendi dokularını kullanarak sonuca ulaşmak olduğu için, bu zorlu grup hastada cinsel bölgeye ait deri kalmadıysa dudak veya yanak mukozası tamir için kullanılır.”

Başarılı bir ameliyat sonrası herşey normale döner…         
Dr. Cem Kara, “Ameliyat sonrasında yeni oluşturulan idrar yolunun içine konan ve pipinin ucundan çıkan bir plastik tüp takıır. Bunlar yeni oluşturulan idrar kanalının güvenliği için gereklidir ve ameliyatın ağırlık derecesine göre, operasyondan 5–14 gün sonra çıkarılırlar. Bu süre içinde tüplerin tıkanmaması önemlidir ve hastanın ağızdan bol sıvı almasına dikkat edilir. Bezli çocuklarda sonda bakımı da daha kolaydır, özel pansumanla birlikte darbelere karşı ameliyat bölgesini daha dayanıklı hale getirir. Son yıllarda kullandığımız yeni tip sondalar ile idrar torbası kullanmadan yeni yapılan pipi ucundan hemen idrar yapılması sağlanmaktadır. Hipospadyas ameliyatlarından sonra bakımı en kolay hasta grubu bezli bebeklerdir. Henüz ayağa kalkmamış, fazla hareketlenmemiş çocuklar ve aileleri ameliyat sonrasını en rahat geçirenlerdir. Hipospadyas ameliyatını başarılı bir şekilde geçirmiş olan çocuklar tamamen normale dönerler. İdrar yapma ve ilerideki cinsel fonksiyonlar bakımından normal erkeklerden hiçbir farkları kalmaz.”

Mite’lar çocukluk döneminde en sık astım yapan hava yolu alerjilerinin başında geliyor…

Çocukluk çağı astımını, %80 oranında mite alerjileri oluşturuyor. Kış aylarında ortaya çıkan burun tıkanıklığı, burun akıntısı, hapşırma ve burun kaşıntısıyla birlikte sık sık tekrar eden öksürük, hırıltı ve nefes darlığına en çok Mite’lar neden oluyor.

Tehlike evinizin her yerinde

Çocuk Sağlığı Hastalıkları, Çocuk Alerji ve İmmunoloji Uzmanı Doç. Dr. Akgül Akpınarlı Antony ev tozlarının, herkesin evinde bulunduğunu, gözle görülemeyecek kadar küçük olduğunu ve çaplarının 0,1 ilâ 0,5 mm arasında değişen mikroskobik canlılardan oluştuğunu söyledi ve ekledi: “Mite’lar, dışarıdaki ya da kirli alanlardaki tozdan farklıdırlar. Çünkü aslında toz değil, canlı böcek, yatak böceği, bir diğer adı ile ev içi parazitidirler.

Yeryüzünde insanoğlu kadar eski olan bu canlılar insanın olduğu her yerde vardır. Çünkü insanların ve hayvanların vücudundan dökülen saç, kıl, kepek ve deri artıkları ile beslenirler. Sıcak ve nemli ortamları sever ve bolca ürerler. Ev içinde en çok yatakta ve yatak odalarında bulunurlar. Özellikle yün, tüy ve pamuktan yapılan döşek, yorgan, yastık, battaniye, halı ve döşemeleri çok severler ve bunların içinde çok kolay ürerler” dedi. Bir gram ev tozu içinde 100-500 adedi canlı olmak üzere yaklaşık olarak 19.000-20.000 kadar akar bulunduğunu belirtti.

Bir gram insan derisinin milyonlarca mite’ı beslemeye yettiğini söyleyen Doç. Dr. Akgül Akpınarlı Antony şöyle devam etti: “Bazen sadece dökülen deriyi değil, vücudumuzdaki sağlam deriyi de yiyebilirler. Hatta bazen cildimizde hissettiğimiz batma hissi bundan dolayıdır. Mite’lar insan ve hayvan deri artıklarını yedikten sonra her canlı gibi dışkılarlar ve en çok alerji yapan şey de bu dışkıda bulunan alerjilerdir. Mite’ların vücut proteinleri de alerjiktir. Ayrıca bir seneden eski yastıkların mevcut ağırlığının yaklaşık yarısının, mite’lar, mite yumurtaları, mite dışkısı ve diğer atıklardan oluştuğu düşünülmektedir. Dolayısıyla mite alerjilerinde yatak odası ve yatakla ilgili alınacak tedbirler mite alerjisini kontrolde çok önemli rol oynamaktadır” dedi.

Ev tozu alerjilerinden korunmak için neler yapılmalı?

Çocuk Sağlığı Hastalıkları, Çocuk Alerji ve İmmunoloji Uzmanı Doç. Dr. Akgül Akpınarlı Antony, bir çocuğun mite alerjisi geliştirmemesi için ev içinde ve yatak odasında alınması gereken tedbirleri şöyle sıraladı:

1- Güneş gören, havadar bir ev ve yatak odası olmalı,

2- Evde rutubet olmamalı,

3- Yatak, yorgan ve döşekte yün ve/veya tüy olmamalı,

4- Yatak odası sadece uyumak için kullanılmalı,

5- Yatak odası sade ve eşyasız olmalı,

6- Yatak mümkünse karyola olmalı, günümüz baza yataklarından olmamalı, (Altının kolayca temizlenebilmesi için)

7- Yatak odasında yerde halı, kilim olmamalı, illa bir şey olacaksa yıkanabilir küçük bir kilim olmalı,

8- Yatak odasında yüklük ve kitaplık olmamalı,

9- Yatak odasında oyuncak, özellikle de peluş oyuncaklar olmamalı,

10- Yatak odası günlük temizlenmeli ve havalandırılmalı,

11- Temizlik yapılırken çocuk temizlik yapılan ortamda bulundurulmamalı, (Temizlik sırasında birçok ev tozu ortama karışacağı için)

12- Yatak kılıflarının haftada en az bir kez 60 derece ısıda veya üzerinde yıkanmalı, ardından ütülenmeli,

En Etkili Tedavi Yöntemi Aşı!

Alınan önlemlerin ev tozundan korunmak ve ev tozu alerjisi geliştirmemek için gerekli olduğunu belirten Doç. Dr. Akgül Akpınarlı Antony sözlerini şöyle tamamladı: “Eğer bir çocukta akar alerjileri nedeniyle alerjik astım ve alerjik rinit geliştiyse bu önlemlere ilaveten akarlar için aşı tedavisi (immunoterapi) çok etkilidir.

Günümüz koşullarında ev tozu akarlarına bağlı gelişen alerjik rinit ve astımın en etkili tedavi ve çözümü ev tozları için geliştirilen aşılar ile yapılmaktadır. Aşı tedavileri vücutta savunma sistemini etkileyerek ev tozlarına karşı gelişmiş olan aşırı hassasiyeti tolere eder. Böylelikle vücut tozlara karşı olumsuz bir tepki vermez ve birçok hastada ilaçsız olarak ömür boyu süren iyileşme yapar” dedi.